Urla Ejder Bahçesi: Doğayla Kurulan Bağın Hikayesi
Urla Ejder Bahçesi, toprakla kurulan bir hayalin ve doğayla iç içe bir yaşamın öyküsüdür. Bu özel bahçe, adını Urla’nın bereketli topraklarından alırken, arkasında bir gıda mühendisi ve şarap uzmanı olan Evren’in ve ailesinin büyük bir özveri ve sevgiyle yürüttüğü bir çalışmanın izlerini taşır.
Bahçenin tohumları, yıllardır bu toprakları kucaklayan 100 yaşındaki çam ağacının gölgesinde atıldı. Çam ağacı, Urla Ejder Bahçesi’nin bir nevi koruyucusu gibi hissettirirdi. Yıllar boyunca rüzgarın, yağmurun ve güneşin etkilerine karşı dirençli bir şekilde ayakta kalan çam ağacı, Evren’e doğanın gücünü hatırlatırdı.
Evren, yıllarca farklı coğrafyalarda çalışarak deneyim kazanmış, farklı kültürleri tanımış biri olarak hayatına devam ediyordu. Ancak Urla, onun için her zaman bir anlam ifade etmişti. Bu nedenle, 2021 yılında Urla’da kırmızı ve beyaz ejder meyvesi yetiştirmeye başlamaya karar verdi. Böylece Urla Ejder Bahçesi’nin temelleri atıldı.
Bahçenin kuruluşu, Evren’in toprağa ve doğaya olan özel bağını yansıtan bir süreçti. Her bir fidan, onun sevgisi ve özeniyle toprağa yerleştirildi. Bu sırada, ailesinin de desteğiyle bahçe her geçen gün büyüdü. Evren, iş dünyasının karmaşasından uzaklaşıp doğanın ritmine uygun olarak çalışarak, bahçesini adım adım geliştirdi.
Urla Ejder Bahçesi, Evren için sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda doğayla kurduğu özel bir bağın sembolüdür. Evren, her sabah bahçesine gittiğinde, toprağın ve doğanın güzelliklerine daha da yakınlaşır. Toprakla uğraşmak, ona sadece sağlıklı ürünler kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda iç huzuru ve dinginliği de sunar.
Bu bahçe, Evren’in sürdürülebilir tarım prensiplerine olan inancını yansıtır. Danışmanlık verdiği şarap üreten işletmelerde de aynı özeni göstererek, doğal ve sağlıklı ürünler yetiştirmeye özen gösterir. Urla Ejder Bahçesi’nde yetişen her ürün, Evren’in doğayla kurduğu bu özel bağın birer meyvesidir.
Urla Ejder Bahçesi’nin hikayesi, sadece bir bahçenin değil, aynı zamanda doğayla kurulan özel bir bağın da hikayesidir. Evren’in bu hayali gerçekleştirmesi, hem kendisinin hem de çevresinin hayatına anlam katmıştır. Bu bahçe, Evren’in doğayla iç içe, sürdürülebilir ve anlamlı bir yaşamın sembolüdür. Ve 100 yaşındaki çam ağacı da, bu sembolün en köklü ve güçlü yansıması olarak bekçilik yapmaya devam eder.
Urla Ejder Bahçesi, toprakla kurulan bir hayalin ve doğayla iç içe bir yaşamın öyküsüdür. Bu özel bahçe, adını Urla’nın bereketli topraklarından alırken, arkasında bir gıda mühendisi ve şarap uzmanı olan Evren’in ve ailesinin büyük bir özveri ve sevgiyle yürüttüğü bir çalışmanın izlerini taşır.